7 Ocak 2011 Cuma

ne gerek?

insan hiçbir şey yapmazken, nasıl yorulur? 
bir şey söylemezken, ne çok konuşur? 
can kulağıyla dinlerken, ne çok duymaz? 
o kadar çok bakarken çevresine, nasıl görmez? 
nefes alırken, nasıl yaşamaz? 
ve bütün bunlar olurken, ne çok zaman geçer, ne çok zaman kaybeder?


alışmak mı gerek illa bir şeylere? alışmamak için direnmek, ne kadar doğru bir çözüm olur? üzerine gitsen, inat etsen, kendi bildiğini okusan doğru mu yaparsın?  bazen en iyisi bir şeyleri kendi haline bırakmak mıdır? kendi haline bırakınca bir şeyleri, daha çok kaybetmekten korkmaz mı insan? kaybedersem, ne yaparım diye düşünmez mi? 


ya her iki türlü de kaybedeceğini düşünüp iyice buhrana sürüklenmek nasıl bir histir? uğraşmak isteyip, iyice dibe batmak? sürekli aklının bir ucunda düşünceler dolanırken, kendini unutmaya zorlamak? 


unutmak zorunda mı peki insan? ya unutmak istemiyorsa? ya unutturmak isteneni her gün daha çok hatırlamak istiyorsa? hatırladıkça daha çok yaşamak istiyorsa? hakkı var mı bunlara?


ya daha önce çok hata yaptıysa? çok üzdüyse? çok kırdıysa? çok kızdırdıysa? ya unutturmak istenen artık değişmeyeceğini düşünüyorsa? ya unutmak istemeyen değişmek için hali hazırda bekliyorsa? ya pişmansa? ya kaybedince neyin ne olduğunu anladıysa? ya her an eli, gözü telefondaysa? ya göğsündeki o yumru hiç gitmiyorsa? içinde sürekli sızlayan bir şeyler hissediyorsa? ya yutkunurken bile zorlanıyorsa? 


"her insan ikinci bir şansı hakeder." ?


her insanın kaç tane şansı vardır ki? acaba bazen insanlara ikiden fazla şans verilse olmaz mı? bazen insan elinde olmadan kendini kaybedemez mi? kaybettikten sonra çok pişman olsa, başka bir şans verilmez mi? 


illa beklemek mi gerek? beklemenin ne kadar sancılı bir süreç olduğunu unutmak için kendini zorlayıp, beklemek mi gerek? 


ne gerek?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder