29 Mayıs 2011 Pazar

Seni Sevdiğimi Göreceksin...

Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
Çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın, 

Ateş de pay alır kendine soğuktan...
Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,

Sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak bir yolculuğa yeniden başlamak için;
Bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni...
Sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları 

Hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni...
Sevgimin iki canı var seni sevmeye...
Bu yüzden sevmezken seviyorum seni ve bu yüzden severken seviyorum seni...

Pablo Neruda

20 Mayıs 2011 Cuma

21.04.2011

O kadar çok düşünmüşüm ki şu ana kadar, yorulduğumu fark ettiğimde bıraktım. Sonra bir boşluk oluştu. İdare ettim bir süre. Baktım olmuyor, tekrar başladım düşünmeye. Ama o da ne?! Düşünecek bir şey kalmamış.


Kelimelerin yetmediği anlardayım. İçimde çok şey var, hissediyorum. Ama onları dışarı atabilmem için kelimelere ihtiyacım var. Ne kadar sınırlı lügatım varmış ki, yetmiyor ifade etmeme. İçimdeki o kelimelerin ağırlığı altında eziliyorum. Gücüm yetmiyor def etmeye. Yardım istiyorum, ama onun için de kelimeler gerek.


Keşke hiç ağzımı açmadan insanlar beni anlasa, sadece baksalar ve mesele hallolsa.

8 Mayıs 2011 Pazar

Köşemde mutluydum ben.

Kendi köşeme çekildiğim zamanlarda mutluydum. Kimse dokunmazdı bana orada. Kimseler yanaşmazdı yanıma. Hatta belki de köşemde saklandığımı bile görmezlerdi. Hem kendi hatalarımı hem de başkalarının bana yaptıklarını, köşemde sindirmeye çalışırdım. 


Kimseye kendimi açıklamak zorunda değildim. 
Ya da kendimi açıklarken yanlış kelimeler seçmek... 
Ya da kimsenin olur olmaz laflarını duymak...
Ya da kimsenin hakaretlerine boyun eğmek...
Ya da boyun eğmemek ama yine de kendini yeterince ifade edememek...


Mutluydum kendi köşemde. Hak etmediğim şeylerle karşılaşmazdım orada. Hak etmediğim sözler duymazdım. Hak etmediğim konumlara sürüklenmezdim. Hak etmediğim sözler yüzünden kendimi kötü hissetmezdim. Aynaya bile bakmaktan korkar hale gelmezdim.


Öyle şeyler hissediyorum ki... Aynaya baksam, kendimi göremeyecekmişim gibi. Bana hissettirilen o duyguların bütünleşmiş hali karşıma çıkacakmış gibi. Hiç olmaması gerektiği halde, sırf bu şekilde hissetmeme sebep olunduğu için, aynaya baktığımda gördüğüm yansımadan tiksinecekmişim gibi. 


Karşımdaki insanın beni nasıl gördüğünü gördüğümde kendimden tiksinmek... Aynaya bakmak bu işte şu sıralar. Bir insan, hak etmediğiniz halde, bu kadar tiksinmenize sebep oluyorsa kendinizden... Bu cümlenin bir devamı bile yok. Üç noktaya mahkum. Tamamlanmamalı. Tamamlanırsa kıyametler kopacak gibi. 


Ama yine de o aynaya bakmak gerekli. İnsanların sizi ne şekilde gördüğünü görmeniz gerekli. Bazen haklı, bazen haksız o yansımaya bakmak gerekli. Onlar mı haklı? O zaman kendine çeki düzen verirsin. Sen mi haklısın? O zaman, o insanlara çeki düzen verirsin. Ya da sana bunları hissettirdikleri için, hiç uğraşmazsın bile ve yine kendi köşene çekilirsin.